Damak tadımız yanılmaz!

2013 Ağustos - Mall Report Dergi Röportajı - Bekir ARTUĞ

24 Ağustos 2013 - 13:08:34

Bekir ARTUĞ Mall Report Dergisinin Sorularını Yanıtladı...
"Perakende sektörünün zahmetli çalışma koşullarında; doğru ve etkili adımlar atarak standartlarımızı profesyonel kadromuzla korumaya devam ediyoruz."


1. Gerçekleşen birleşme ve satın almaların “zincir market” sektörüne etkisi ne düzeyde oluyor? Sektörü bu anlamda nasıl bir gelecek bekliyor?

Birçok sektörde olduğu gibi, organize perakendecilikte de bir süreç yaşanıyor. Bakkallıktan- marketçiliğe, süpermarketten - hipermarkete derken; yaygınlaşan discount mağazacılık, zincir marketler, AVM ‘ler sektöre farklı bakış açıları getirmiştir. Sektörün yapısındaki dinamiklik, heyecan ve hız henüz stabil bir durum almamıştır. Hızlı büyüme isteği içerisinde olan firmalar; bu süreci birleşerek veya satın alarak sürdürmenin kendilerine zaman kazandıracağını düşünmektedirler.

Şube sayısını fazlalaştırmak; ulusal ya da uluslararası bir aktör olmak, kayıtsız şartsız başarıyı da getirir anlamı taşımamaktadır. Bu süreçte alt yapısını tamamlamış, firma kültürünü oluşturmuş, dinamik, rekabetçi, tüketici eğilimlerini çabuk değerlendirebilen yerel zincirlerinde başarılı olma şanslarının yüksek olduğunu düşünüyorum. Birçok uluslararası zincirler bazı ülkelerde barınamıyor ve çekilmek zorunda kalıyorlar. Bunun en etkin sebebi yerel zincirlerin daha pragmatik hareket kabiliyetine sahip olmalarıdır.
Bundan sonraki süreçte sektör daha organize, daha dinamik ve daha aksiyonel bir yapı içerisinde kendisini geliştirerek devam edecektir.

2.Yerel marketlerin ulusal marketlerle yaşadığı rekabeti nasıl yorumluyorsunuz?
Yerel marketler ile ulusal veya uluslararası marketler arasındaki rekabetler farklı boyutlarda kendisini göstermektedir. Ulusal veya uluslararası marketler bazı ürünlerde dip fiyatlar yapmak suretiyle tüketicinin ilgisini çekmek istiyor. Fakat bu duruma yerel marketler de seyirci kalmadan cevaplar veriyor hatta bazen ulusal ve uluslararası marketleri hayrette bırakacak fiyatlar açıklıyorlar. Ayrıca yerel marketlerin iddialı ve başarılı olduğu ürün grupları arasında açık reyonlar (manav, et, kuruyemiş, bakliyat, baharat, şarküteri gibi) bulunuyor. Bu gruplarda hem kalitelerini hem de fiyatlarını ulusallara göre daha iyi belirliyorlar. Hâsılı her iki aktöründe artıları ve eksileri var. Ulusal marketler daha fazla şubeye sahip oldukları için yaptıkları reklamlarla daha geniş tüketici kitlesine ulaşabiliyorlar. Yerel marketler ise bölgesel reklamlarla (insert dağıtımı – yerel gazete ilanları – billboard reklamları vb.)aktivitelerini duyurabiliyorlar. Burada özellikle dikkat edilmesi gereken konu tüketicilerin öncelikleridir. Tüketicilerin, fiyat önceliği – zaman önceliği – hizmet önceliği – hijyen önceliği ve kalite önceliği vardır. Ancak çoğunluğun dikkat ettiği husus, “kaliteli ürün ve uygun fiyat” ikilisi olduğu gerçeğidir. Bu öncelikler dikkate alınarak gerekli çalışmalar sağlandığında bu rekabette yerellerin daha da başarılı olacağı kanaatindeyim.

3.Gelecek dönemde Türkiye’de zincir marketlerin konumunu nasıl görüyorsunuz?
Organize perakendecilik ve zincir marketlerin bundan sonraki durumları Türkiye’nin ekonomik veya endüstriyel durumuyla da alakalıdır. Organize perakendenin gelişmiş ülkelerdeki payı % 75 civarındadır. Türkiye de ise henüz bu oran %50 ler seviyesindedir.
Önümüzdeki beş yıl içerisinde Türkiye’nin ekonomik büyümesi geçtiğimiz beş yılın seviyesini veya üzerindeki bir oranı yakalaması durumunda; organize perakendeciliğin sektördeki payının da gelişmiş ülkeler seviyesindeki oranı yakalayacağını düşünüyorum.